Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Belirtileri

Gül hastalığı başlangıcı döküntülerle ortaya çıkan bir cilt rahatsızlığı olduğu için kolayca fark edilmektedir. Doktorlar ve dermatologlar, gül hastalığının farklı aşamalardan geçtiğini anlamanın, insanları belirtilerle mücadele etmeye daha iyi hazırlayabileceğini söylemektedir.

Gül hastalığı döküntüsü daha sonraki aşamalarda ayırt edici bir görünüm ve şekil almaktadır. İlk aşamada ise yayılmayan bir rahatsızlık olarak bilinmektedir. Döküntüler ve kızarıklıklar genelde 10-30 yaş arasındaki insanları etkilemektedir. Belirtilerin görüntüsü benzer diğer cilt koşullarıyla aynı olabileceği için yanlış yorumlanma ihtimali her zaman bulunmaktadır.

Örnek vermek gerekirse, egzama, sedef hastalığı, belirli bir ilaca tepki, folikülit (bir veya daha fazla kıl folikülünün enfeksiyonu ve iltihabı), pitriyazis rubra pilaris (tüm vücudu kapatabilecek potansiyele sahip olan nadir bir hastalık) ve pitriyazis lichenoides kronika (küçük sivilceli yumrularla dolu bir döküntü) gibi hastalıklarda oluşan döküntüler gül hastalığı döküntülerine benzeyebilmektedir. (1)

Gül Hastalığı Aşamaları

Gül hastalığı nasıl anlaşılır? Tüm cilt hastalıklarının farklı aşamaları bulunmamaktadır, ancak gül hastalığı aşamalara sahip bir hastalıktır, bu da insanların durumlarını anlamalarına genellikle yardımcı olmaktadır. Bu cilt durumunun neye benzediğine dair net bir fikir edinmek için gül hastalığının farklı aşamalarını şöyle sıralamak mümkündür:

Gül Hastalığı Başlangıcı ya da İlk Aşama Belirtileri

Kişi cildinde bir döküntü görmeye başlamadan birkaç gün boyunca kendini hasta hissedebilmektedir. Diğer belirtiler ise şunlardır:

  • Göbek ağrısı
  • Hazımsızlık
  • Ateş
  • Orta şiddetli baş ağrısı
  • İştahsızlık
  • Eklem ağrısı

Bu belirtiler döküntü oluşmaya başladıktan sonra ortadan kaybolmaktadır. (2)

Haberci Döküntü Aşaması

Büyük pembe veya somon renkli bir döküntü ya da yama ilk göze çarpan belirtidir. Bu döküntüye haberci döküntü ya da lezyon da denebilmektedir. Göğüs, boyun veya sırtta görülmektedir. Muhtemelen oval bir şekil ile başlamakta ve birkaç gün içinde ise büyümektedir. Bazı durumlarda, kafa derisi, yüz veya cinsel organlarda da ortaya çıkabilmektedir. Birçok kişi bu döküntüleri dalları sarkan bir ağaca benzetmektedir. (3)

Döküntü Aşaması

Haberci döküntüyü takip eden diğer döküntüler de ortaya çıkmaya başlamaktadır. Haberci döküntünün ortaya çıkmasından birkaç gün sonra diğer döküntüler görülebilmektedir. Döküntü genellikle 0.5 ile 1.5 santimetre uzunluğunda, küçük, kabarmış, pullu yamalardır. Sırt, göğüs, boyun, kollar ve üst uyluklarda olabilir, ancak normalde durumlarda yüz bölgesinde ortaya çıkmamaktadır. Açık tenli insanlar pembe veya kırmızımsı yamalar dökerken koyu tenli insanlar koyu kahverengi veya hatta gri renkli yamalar dökebilmektedir.

Gül hastalığı belirtileri her ne kadar rahatsız edici görünse de, döküntüler herhangi bir iz bırakmamaktadır. Diğer yandan, döküntüler acı verici değildir, ancak kaşınması durumunda çizildiği için acı verebilmektedir.

Her gül hastalığı vakası kişiye özel olabilmektedir ancak bu rahatsızlık verici cilt durumu genellikle 6 ile 12 hafta arasında sürmektedir. Bazı insanlar soluk renkli izlerin birkaç ay boyunca kaldığını fark edebilmektedir. Bununla birlikte, sonunda bu izler kaybolmakta ve cilt normale dönmektedir. (4)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Nedir?

Gül hastalığı ya da diğer isimleriyle pityriasis rosea ve rozasea, genellikle göğüs, karın veya sırt bölgesinde, büyük dairesel veya oval noktalar olarak başlayan bir döküntüsüdür. Noktalar şeklinde olan bu döküntüler en fazla 10 cm büyüklüğünde olabilmektedir.

Gül hastalığı döküntüleri özellikle sırtta ortaya çıktığı zaman tıpkı dalları sarkan bir ağaca benzemektedir. Bu hastalık her yaş grubunu etkileyebilmektedir. Genellikle 10 ile 35 yaşları arasındaki kişilerde görülmektedir. Genellikle 10 hafta içinde kendiliğinden kaybolmaktadır. Diğer yandan, gül hastalığı kaşıntıya da yol açabilmektedir. Tedavisi ise belirtileri hafifletmeye yardımcı olmaktadır. (5)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Nedir? hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayınız.

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Nedenleri

Gül hastalığı neden olur? Gül hastalığına viral enfeksiyon neden olabilmektedir. Bu virüs, çalışmalara göre, herpes virüslerinden biri olabilmektedir. Çocuklar ve genç yetişkinler bilinmeyen nedenlerden dolayı daha hassastır. Hastalığın tekrarlanması nadir bir durumdur, ancak cilt döküntüsü yaşayan bir kişinin tekrar yaşayabilme olasılığı % 2’dir. Gül hastalığı bulaşıcı görünmemekle birlikte, evde bulunan diğer bireylerin kişisel temizliğine daha fazla dikkat etmesi faydalı olabilmektedir.

Gül hastalığı, tinea (mantar enfeksiyonu olarak da bilinir) veya sedef hastalığı gibi cilt koşullarıyla karıştırılabilmektedir, bu nedenle, dikkatli bir tanı gereklidir. Frengi gibi diğer daha seyrek hastalıklar da benzer bir döküntü oluşturabilmektedir. Laboratuvar analizleri için yamalardan birinden cilt biyopsisi alınabilir. (6)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Nedenleri daha fazlası için

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Tedavisi

Gül hastalığı nasıl geçer? Gül hastalığı bir süre devam ettikten sonra kendiliğinden kaybolan bir hastalıktır ve tedavisi destekleyici niteliktedir. Çoğu durumda, tedavi edilmesi gerekli değildir. Aşağıdaki önlemlerin alınması çoğu zaman faydalı olabilmektedir:

  • Hasta sert sabunlar, sıcak su, sıkı kıyafetler ve çizilmeler gibi tahriş edicilerden kaçınmalıdır.
  • Topikal çinko oksit ve kalamin losyonu kaşıntı için faydalı olabilmektedir. Nemlendiriciler, oral antihistaminikler tedaviye yardımcı olabilmektedir. Döküntü şiddetli ise, topikal steroidler uygulanabilmektedir.
  • Ultraviyole radyasyon tedavisi hızla kaşını hafifletmektedir. (7)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) İçin Hangi Doktora Gidilir?

Gül hastalığı tanısı ve tedavisi için bir cilt hastalıkları uzmanına (dermatolog) başvurabilirsiniz. (8)

Gül Hastalığı(Pityriasis Rosea, Rozasea) Tedavisi daha fazlası için