Amino asitlerin faydaları nelerdir? SHARE SIKINTI

Amino grup asitler kas bakımı için protein yapımında, doku onarımında, bağışıklık sisteminde ve vücudun diğer süreçlerinin tüm kontrolünün oluşmasında kritik önemi olan küçük moleküllerdir. Vücut protein tükettiği zaman, hücreler yeni proteinler oluşturmak için amino grup asitler havuzu oluşturmaktadır. Protein şeklinde amino grup asitlerin takviyeleri bu nedenle tercih edilmektedir. Bazı amino grup asit takviyeleri, sağlık ve egzersiz açısından oldukça faydalı olabilmektedir. (1)

Amino asitlerin sağlığa faydaları

Amino grup asitlerin sağlığa olan faydaları

Kasların gelişimine etki eder: İnsanların genelde amino grup asitlere başvurmasının nedeni kasların büyümesine etki edebilmesidir. Özellikle lösin, egzersiz ve sonrasında kasların gelişimini düzenleyen bir protein sentezi olma özelliği bulunmaktadır. Egzersiz sırasında stres ile lösin uyarılmaktadır. Böylece, kasların büyümesi ve sonraki egzersiz için daha hazırlıklı olması sağlanabilmektedir.

Dayanıklılığı artırır: Vücudun birinci yakıt kaynaklarını karbonhidrat ve yağ sağlamaktadır. Birçok sporcu, glikojenin tükenmesi sonucu bitkinlik ve performansta keskin bir düşüş ile karşılaşmaktadır. 2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre, amino grup asit takviyesi alan sporcularda yoğun egzersiz sonrası glikojen tüketiminde bir artış gözlemlenmiştir. Bu nedenle, amino grup asitlerin dayanıklılığı artırdığı söylenebilmektedir.

Yorgunluğu azaltır: Amino grup asitlerin uygun egzersize eşlik edemeyen zihinsel yorgunluğu önleme yeteneğine sahip olduğu söylenmektedir. Özellikle, düşük amino grup asit değerleri ve triptofan arasında bir ilişki bulunmaktadır. Amino asitlerin seviyesi düştüğü zaman, vücut daha fazla triptofan üretmeye başlar. Bu durumda ise beyindeki serotonin hormonu, yorgunluk ve zihinsel yorgunluk hislerine yol açar. Amino asit takviyesi bu süreci engellemeye yardımcı olur.

Performansı artırır: Amino grup asit takviyesinin bütün fiziksel ve psikolojik yararlarının tümünü ele alırsak, ortaya ortak bir fikir çıkmaktadır. O da, amino grup asitlerin genel anlamda performansı artırmaya yardımcı olmasıdır. Bu durumda, vücut egzersiz programına daha iyi cevap verecektir. Zihinsel olarak da, uyum sağlamak egzersiz programlarının daha verimli olacağı anlamına gelmektedir. (2)

Kilo vermeye yardımcı olur: Yağ yakmayı sağlayan metabolizma artırıcı ve uyarıcı diğer yüksek düzey bileşenlere rağmen, amino grup asitler yağ yakımını destekleyebilmektedir. 2007 yılında yapılan bir araştırmaya göre, 3 ay boyunca amino grup asit takviyesi alan menopoz sonrası kadınlarda abdominal yağ büyümesi ile mücadele edilmiştir. Bu nedenle, düşük kalorili diyetler ile birlikte takviye amaçlı kullanılan amino asitler yağ yakımını hızlandırmaya yardımcı olabilmektedir. (3)

Ruh halini geliştirir: L-triptofan ve 5-hidroksitriptopan (5-HTP) isimli amino grup asitler serotonin anahtar yapı taşından oluşmaktadır. Bunlar anksiyete ve depresyon karşı koruyucu olan nörotransmiterlerdir. Bu nedenle, amino grup asitlerin takviyesi uykusuzluk gibi bazı psikolojik bozukluklar için faydalı olabilmektedir.

Stresle mücadele eder: GABA isimli amino grup asitler zihinsel odaklanmayı artırırken aynı zamanda ruhsal olarak bir rahatlama sağlamaktadır. Beyinin arkasındaki rahatsız edici düşünceleri yatıştırmaya yardımcı olmaktadır. 2015 yılında Hollandalı araştırmacılar tarafından yapılan bir çalışmaya göre,  GABA takviyeleri karar verme ve reaksiyon sürelerini geliştirmektedir. Özellikle, yeşil çayda bulunan theanin isimli amino grup asit anksiyeteyi azaltabilmektedir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir: Amino asit sistein ya da N-asetilsistein (NAC) isimli asitlerin tercih edilme sebebi, glutatyon yani vücudun temel antioksidanının önemli bir yapı taşı olmasıdır. İtalya’da yapılan bir araştırmaya göre,  NAC takviyeleri alan yaşlı insanlarda grip belirtileri çok daha az gözlemlenmiştir. Diğer yandan, karaciğeri temizlediği ve akciğerin işlevini desteklediği de vurgulanmaktadır.

Kan damarlarını esnetir: L-arginin nitrik oksit öncüsü olarak çalışmakta ve kan damarlarının esnekliğini düzenlemektedir. Artan damar esnekliği kardiyovasküler sistem için oldukça iyidir. Bazı araştırmalara göre, amino grup asitler kan basıncını düşürebilmektedir. Cinsel hayatın hem erkekler hem de kadınlarda daha sağlıklı olması için de destek olmaktadır. (4)

Artrit tedavisine iyi gelir: Artrit çok acı verici ve zayıflatıcı bir hastalık olabilmektedir. Geleneksel olarak kullanılan ağrı kesiciler yararlı olmakla birlikte, istenmeyen yan etkileri de yol açmaktadır. Hastalığa gelişiminin erken aşamalarında yakalanmış ise, bu durumu yavaşlatmak ve ilerlemesini durdurmak için amino grup asitlerden yararlanılabilir. Amino grup asitlerin artrit tedavisinde çok faydalı olabildiğine dair pek çok kanıt da bulunmaktadır.

Saç sağlığını destekler: Sağlıklı saçlar için bol keratin ve kolajen üretimi gereklidir. Vücudun bu yapısal proteinleri üretmek için belirli amino grup asitlere yeterli erişimi olmalıdır. Sistein, lisin, arginin ve metiyoninin gibi amino grup asitler keratin üretimi için gerekli olan dört temel amino asittir. Kolajen üretimi içinse lizin, metionin, glisin ve prolin gibi amino asitler gereklidir. Keratin ve kolajen üretiminde yer alan önemli amino asitlerin varlığı saç dökülmesi ile mücadele edilmesini ve yeni saçların büyümesini teşvik etmektedir.

İltihaplanmayla mücadele eder: Vücudu ayakta tutabilmek için yirmi bir adet amino grup asit oldukça gereklidir. Vücut bazı amino grup asitleri üretebilmektedir. Ancak, yine de vücudun üretemediği dokuz adet amino grup asit bulunmaktadır. Bu temel asitlerin anti inflamatuar özellikleri bulunmaktadır.

Kolesterole iyi gelir: L-arjinin, L-karnitin ve taurin isimli üç adet temel amino grup asidin kolesterol düşürücü etkileri olduğuna dair araştırmalar bulunmaktadır. Düşük LDL kolesterol düzeyleri kan damarı duvarlarının elastikiyetini korumaktadır. Bu nedenle, amino asitlerin takviyesi böbrek ve kardiyovasküler sistem için de faydalı bir hale gelmektedir.

Diyabete iyi gelir: L-arginin ve L-karnitin, çinko, magnezyum, krom ve omega-3 kan şekeri seviyelerinin sağlıklı düzeyde olmasını sağlamaktadır. Böylece diyabet riskini azaltmak için de yardımcı olmaktadır. (5)

Amino grup asitlerin zararları

Amino grup asitler protein takviyeleriyle birlikte alınabilmekle beraber kesinlikle doktora danışmadan alınmamalıdır. Proteini vücudunuzun böbreklerden temizlemesi gerekmektedir. Çok fazla protein almak ise böbrek fonksiyonlarında toksit madde oluşturmakta ve böbreklerin üstünde yük oluşturmaktadır. Eğer gıda alerjilerinden muzdaripseniz, bazı amino grup asit takviyeleri olumsuz reaksiyonlara neden olabilmektedir. Örneğin, soya alerjisi olan kişiler için soya amino grup asit takviyesi uygun değildir. Yine aynı şekilde, peynir altı suyu ve kazein proteinleri, süt alerjisini tetikleyebilmektedir. Amino grup asit takviyelerinin miktarı kişiye göre değişmektedir ve sağlık personeli kişiye göre bu miktarı belirlemektedir. (6)

Tavsiyeler

Serbest formlu beyaz kristal amino asit takviyesi genellikle alerjik değildir ve kolayca emilecek kadar kalitelidir. Sıvı formları daha çok tavsiye edilmektedir çünkü tüketmesi daha basittir. Vücut açısından L-formundaki amino asitlerin (örneğin, L-glutamin veya L-sistin) kullanımı daha kolaydır.

Belirli bazı amino grup asitlere ihtiyaç varsa, aç karna almak, onların tam anlamıyla kullanılabilmesini sağlamaktadır.  Genel amino asit takviyesi yemekten 30 dakika önce dahil edilmelidir. (7)

Amino grup asit açısından zengin olan yiyecekler

  • Şeftali – 18 esansiyel amino grup asidi içermektedir.
  • Durian – Malezya ve Endonezya Adaları’ndan gelen bu egzotik meyve, amino asitler açısından oldukça iyi bir kaynaktır. Karbonhidratlar, proteinler, enerji, vitamin A, B, C, E açısından da zengindir.
  • Acai üzümü – Brezilya’ ya ait olan bu meyve protein açısından oldukça zengindir ve vücutta enerji üretimine destek olmaktadır.
  • Zeytin – Esansiyel amino asitlerin baş kaynaklarından biri olan zeytin, oleik asit ürettiği için kan basıncını kontrol etmektedir.
  • Muz – Enerji verme açısından muz oldukça benzersiz bir meyvedir. Uykuyu düzene sokmaya yardımcı olan triptofan açısından zengindir.
  • Brokoli – Brokoli arginin, lisin, fenilalanin, histidin ve izolösinin gibi amino asitler açısından zengin bir kaynaktır.
  • Havuç – Amino asitler açısından zengin olan havuç özellikle kış aylarında oldukça etkili olabilmektedir.
  • Tatlı Mısır – Amino asitlerin bütün kaynakları arasında en çok sevilenlerden biridir.
  • Kirazlar – Aspartik asit ve alanin gibi amino asitler açısından zengin bir kaynaktır. (8)